12 Mart
2008Ahlak Nasıl Değişir?
Kategori: (Diğer) Yazan: admin - 12-Mart-2008
Hadis-i şerifte, (Ahlâkınızı güzelleştirin!) buyurulmuştur.
- Cömertlik, yardım, sabırlı olmak, eziyetlere göğüs germek, öfkesini yenebilmek, doğruluk, haya, tevazu gibi meziyetler güzel huydur.
- Kibir, gurur, kızgınlığını yenememek, ucb, yalan, hile, haset, gıybet, laf taşımak, emânete hıyanet gibi huylar kötüdür.
Cimrilik kötü olduğu gibi, israfda kötüdür. İslâmiyet, aşırılıklardan uzakdır, orta yolu emretmektedir. Orta yol, ne soğuk, ne de çok sıcaktır. İşte cömertlik de israf ile cimrilik arasındadır. Diğer ahlâklar da böyledir. İfrat ve tefrit kötüdür. Meselâ israf ifrattır, cimrilik ise tefrittir.
Demek ki, güzel ahlâk, selim akla uygun gelen mantıkî hareketlerdir.Kibirli kimse, kibrini kırabilmek için, tevazu sahibi kimselerin güzel halleriyle hallenmeğe gayret etmelidir. Meselâ güzel konuşmasını beğeniyor. Çektiği nutuklar hoşuna gidiyorsa nutuk çekmeyi bırakması ve çok konuşmaktan sakınması lâzımdır.İnsan iyi huyları itiyat haline getirip, kötü huyları terkedince, güzel ahlâk yerleşmiş olur. Güzel ahlâkın yerleşmesi, o hareketleri severek yapmakla anlaşılır. Kahvenin pis havasını sevmeyen kimseye tavla oynamayı öğretseler, zamanla tavla hastası olsa, daha önce beğenmediği kahvenin havası ona kötü gelmez. Güzel huylara alışmak da böyledir. Bütün bunlar, daimi bir şekilde itiyat haline getirdiği hareketlerin neticesidir.
Nefis, itiyat haline getirdiği kötü şeylerden zevk aldığı gibi, iyi şeyleri yapmak itiyat haline getirilirse ondan da zevk alır.
Hat usulü güzel yazı yazmak isteyen kimse, günlerce, aylarca bir harfi, bir yazıyı defalarca yazarak, zahmetlere katlanarak başarıya ulaşabilir. Tevazu sahibi olmak isteyen kimse de, mütevâzı kimselerin hallerini, fiillerini zorlaya zorlaya yaparsa bir gün tevazu sahibi olması mümkündür.
Çocuk, fıtraten bütün kötülüklerden uzak, temiz olarak dünyaya geldiği halde, anasının, babasının veya kötü insanların te’siriyle kötülükler kazanıyorsa, yine anasının, babasının ve iyi insanların te’siriyle fazilet sahibi olur.
Peygamber aleyhisselâmın bu afv ve merhameti karşısında Mekkeliler sanki kabirden dirilmişçesine çıkıp İslâmiyeti kabul ettiler.
Ağabey, baba hükmündedir. Kin ve düşmanlık kötüdür. Afvedicilerin yeri Cennettir.
Bir kimse, hükümdarın şahsına karşı büyük bir suç işler. İdama mahkûm olur. Bu kimse, nasıl olsa öldürüleceğim diye, hükümdar şöyledir, hükümdar böyledir diye ağzına gelen kötü sözleri haykırmağa başlar, söğüp sayar. Biraz sonra hükümdar gelir. Oradaki iki vezirden birine sorar:
- Bu adam deminden beri ne bağırıp çağırıyordu?
Birinci vezir der ki:
- Hükümdarım bu adam, (Afvedenlerin yeri Cennettir.) diyerek sizden afv talebinde bulunuyor.
Bunun üzerine hükümdar suçluyu afveder. Fakat ikinci vezir, ortaya atılıp der ki:
- Hükümdarım bu vezir yalan söylüyor. Bu adam size söğüp sayıyordu.
Hükümdar, doğru söyleyen vezire der ki:
- Ey vezir, öteki vezir yalan söylemekle bu mahkûmu kurtarmıştı. Sen ise yersiz doğru söylemekle hem mahkûmun, hem de vezirin ölümüne sebep olmak istiyorsun.
Hükümdar, yersiz doğru söyleyen veziri azleder, yalan söyleyerek bir suçluyu kurtaran veziri de kendisine sadrazam yapar.
İşte bundan dolayı atalarımız, (İki kişinin arasını bulan yalan, fitneye sebep olan doğrudan iyidir) demişlerdir.