Mezhebler

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

Mezheb: Mezheb, büyük din müctehidlerinin edille-i şer’iyyeden çıkardıkları mes’eleler ve hükümler topluluğudur.

Mezhep iki kısımdır:

  1. İ’tikadda Mezhep
  2. Amelde Mezhep

İtikadda ak mezhep, Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebidir.  Bu da Peygamber Efendimizin ve Ashabının itikad (inanç) ve ameli üzere olanların mezhebidir.

Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebinin i’tikatta imamları

  • İmam Abu Mansur Maturidi
  • İmam Abu’l Hasen Eş’ari

Biz müslüman Türklerin umumiyetle  İ’tikatta imamı, İmam Ebu Mansur Maturidi hazlerleridir. İmam Ebu Mansur Muhammed  Maturidi, hicri 280 (M.894) tarihinde Türkistan’da, Semerkant şehrinin Maturid köyünde doğmuş ve 333 (M.945) tarihinde Semerkant’ta vefat etmiştir.

İmam Eş’ari hazretleri H. 260 (M.873) tarihinde Basra’da doğmuş, 324 (M.936) da Bağdat’ta vefat etmiştir.

Amelde Hak Mezhepler

  • Hanefi Mezhebi
  • Malik Mezhebi
  • Şafii Mezhebi
  • Hanbeli Mezhebi

Edille-i Şer’iyye

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

Edille-i Şer’iyye, dini ve şer’i hükümlerin çıkarıldığı ve dayandıkları kaynaklardır ki, bunlar da dörttür:

  1. Kitap: Kuran’ı Kerim
  2. Sünnet: Peygamberimizin (s.a.v.) mübarek sözleri, işledikleri ve başkaları tarafından yapılan işlerde o işi tasvip mahiyetindeki sükutlarıdır.
  3. İcma-ı Ümmet: Bir asırda, Ümmet-i Muhammed’in müctehidlerinin bir mesele hakkında ittifak etmeleridir.
  4. Kıyas-ı Fukaha: Bir hadisenin kitap, sünnet ve icma-ı Ümmet’le sabit olan hükmünü; aynı illete, aynı sebebe ve aynı hikmete dayandırarak o hadisenin tam benzerinede de isbat etmekten ibarettir.

Müslümanın Dikkatle Uyması Gereken Hususlar

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

Müslümanın Dikkatle Uyması Gereken Hususlar

  1. Ehl-i Sünnete uymayan bozuk i’tikatlar,
  2. Ameli terk etmek,
  3. Niyette ve işlerde doğruluktan ayrılmamak,
  4. Günahta ısrar etmek,
  5. İslam nimetlerine şükrü terk etmek,
  6. İmansız gitmekten korkmamak,
  7. Başkalarına zulmetmek,
  8. Sünnet üzerine okunan namaza icabet etmemek,
  9. Dine aykırı olmayan yerlerde anne ve babasına asi olmak,
  10. Çok yemin etmek,
  11. Namazı hafife almak, tadil-i erkanı terk etmek,
  12. Haran olan içkileri içmek,
  13. Müslümanlara eziyet vermek,
  14. Veli olmadığı halde velilik iddasında bulunmak,
  15. Günahını unutmak,
  16. Kendini beyenmek, kendini çok alim görmek,
  17. Koğuculuk ve gıybet etmek,
  18. Mümin kardeşine hased etmek, çekememek,
  19. Ülü’l-Emre itaat etmemek,
  20. Bir kişiye tecrübe etmeden iyi veya kötü hükmünde bulunmak,
  21. Yalan Söylemek,
  22. Dini öğrenmekten kaçınmak,
  23. Erekeklerin kadınlara, kadınların da erkeklere benzemeye çalışması,
  24. Din düşmanlarına sevgi beslemek,
  25. Hakiki din alimlerine düşman olmak.

İmanın Devamının Şartları

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

İmanın Devamının Şartları:

  1. Helalin helal olduğuna inanmak. Yani helal şeye haram dememek.
  2. Gaybe inanmak. Gayb, beş duyu ile anlaşılamayan şeylerdir. Allah, melek, Cennet, Cehennem ve Cin gibi.
  3. Haramın haram olduğuna inanmak. Yani haram olan şeylere helal dememek.
  4. Daima Allah’dan korkmak.
  5. Mukaddesata (İslam’ın mukaddes saydığı şeylere) hürmetkar olup hafife almaktan kaçınmak.
  6. Allah’ın rahmetinden ümidi kesmemek.
  7. Kafiri kafir bilmek, mümini mümin bilmek.
  8. Allah’a mekan izafe etmemek. Mesela, Allah göktedir demek insanı dinden çıkarır.
  9. Kur’an-ı Kerim’e şüphesiz inanmak.

İmanın Koruyucu Kaleleri

  1. Farzlar
  2. Vacipler
  3. Sünnetler
  4. Müstehaplar
  5. Menduplar
  6. Nafileler

Kader ve Kazaya İman

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

İmanın altıncı şartı kadere inanmaktır. (Kader ve kaza meselesi zor anlaşıldığından kolay kavrayabilmek için, önce insandaki irade-i cüz’iyye’yi izah edelim.)

İrade-i Cüz’iyye
İrade-i Cüz’iyye: Cenab-ı Hakk’ın kuluna verdiği mahdut bir salahiyet ve tercih hakkıdır. Fakat ehemmiyeti pek büyüktür. Zira insan, iradesini hayra sarf ederse Mevla hayrı, şerre sarf ederse şerri yaratır. Bu itibarla insan, Cenneti de, Cehennemi de bu irade ile kazanır. Evet, Halık (Yaratıcı) yalnız Cenab-ı Hakk’tır. O dilemezse, o yaratmazsa hiç bir şey olmaz. Şu kadar ki, kul kasib yani isteyip çalışan, Mevla ise Halik yani yaratandır. İnsanda verilen irade-i cüzz’iyye otomobilin direksiyonu gibidir. İnsan direksiyonu ne tarafa çevirirse otomobil o tarafa gider. Bu sebeble, isayan içinde olan bir kimse “Ben ne yapayım Allah böyle dilemiş, böyle yaratmış” deyip mesuliyeti üzerinden atıp sıyrılamaz. Evet, Allah dilemiştir ama, kulun iradesi ve çalışması bu yolda olduğu için dilemiştir. Zaten kulda, böyle bir irade-i cüz’iyye yani tercih hakkı olmasaydı, Cenab-ı Hakk kuluna zorla bir günahı yaptırıp, sonra da cezalandırmaktan münezzehtir.
Kader
Kader, proğramı Sübhanidir; (Ezelden ebede kadar hayır ve şer iyi kötü meydana gelecek bütün hadisler hakkında Cenab-ı Hakk’ın kendi ilmi icabı bilip takdir buyurmasıdır.)
Kaza
Kaza, Cenab-ı Hakk’ın ezelde takdir buyurduğu hadiselerin, zamanı gelince ilim ve iradesine uygun olarak meydana gelmesidir.
Rızık Meselesi
Rızık, Allahü Teala’nın, hayat sahiplerine gıdalanmaları için verdiği ve onların da yediği şeylerdir. Lakin insan kendi öz iradesi ile rızkını helal veya haram yollardan kendisi seçer ve Allahü Teala da o yoldan verir. İşte bunun için, rızkını helalden talep etmeyip haram yiyenler irade ve ihtiyarlarını kötüye kullandıklarından kendileri mesuldürler.
Tevekkül
Tevekkül maksada erişmek için, maddi ve manevi sebeplerin hepsini yerine getirdikten sonra, neticesini Allah’dan beklemektir. Kişi şayet beklediğine ulaşamazsa, üzülmemeli; “Hakkımda belki bu daha hayırlıdır.” diyerek, kaderine razı olmalıdır. Çünkü, Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hakk, “Siz birşeyi seversiniz, onun için çalışır ve onu elde etmek istersiniz, fakat bilmezsiniz ki, onun sonunda sizin için şer vardır. Yine siz birşeyi sevmezsiniz, hoşunuza gitmez ve istemezsiniz, fakat bilmezsiniz ki, sizin için onun sonunda hayır vardır.” buyuruyor.

Erzurum’lu İbrahim Hakkı’dan Bir ŞiirAçılır bahtımız bir gün hemen battıkça batmaz ya
Sebepler halk eder Halik, kerem babın kapatmaz ya.
Benim Hakk’a münacatım değildir rızk için haşa
Hüda Rezzak-ı alemdir rızıksız kul yaratmaz ya.
Erzurum’lu İbrahim Hakkı

 

Ecel

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

Ecel, insanların mukadder (Allah tarafından yazılıup kararlaşmış) olan ömrünün nihayetine denir. Ecel geldiği zaman ne bir saniye ileri gider ne de bir saniye geriye gider. İnsan her ne sebeple ölürse ölsün eceli ile ölmüş olur.

Ahiret Gününe İman

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

İmanın beşinci şartı ahiret gününe inanmaktır. Sur’un üflenmesi, bütün ölülerin dirilip kabirlerinden kalkması, amle defterlerinin kendilerine verilmesi ve mahşer meydanında toplanıp sual ve hesaba çekilmesi ile mizan, şefaat, sırat, kevser, cennet ve cehennem gibi ahiret hayatına ait hususlara inanmaktır.
Ahiret bu dünyadan sonraki sonsuz hayattır. Allahü Teala, bu dünyayı ve bütün varlıkları geçici bir zaman için yaratmıştır. İsrafil Aleyhisselamın birinci suru üfürmesiyle kıyamet kopup bütün canlılar ölecek, dünya ve dünya dışındaki her şey parçalanıp yok olacaktır. İkinci surun üflenmesi ile de mahlukat yeniden direlecek hesap vermek için mahşer yerine toplanacaklardır. Mahşerde Allah’ın huzurunda bütün yaptıklarından hesaba çekilecek, en ince teferruatına kadar hesap verecekler, haklı, haksızdan hakkını alacaktır. Hesap işi bittikten sonra, iyiler Cennet’e girecektir. Cennet’e girecek olan insanların bir kısmı orada Cenab-ı Hakk’ın cemalini göreceklerdir. Ahirete inanmayan, Allah’a ve peygambere de inanmamış olur.

Peygamberlere İman

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

İmanın dördüncü şartı peygamberlere inanmaktır. Peygamberler, Cenab-ı Hakk’ın, şeriatını, emirlerini, yasaklarını, haberlerini kullarına bildirmek için seçip gönderdiği mümtaz zatlardır. Peygamberler insanları, Allah’a şirk koşmak ve puta tapmak gibi delaletlerden kurtarmaya, insanları hem dünyada hem de ahirette saadete erdirmeye vesiledirler. İnsanların akılları gerçek kurtuluş yolunu bulmakta yetersiz olduğundan Hazreti Allah, kullarının ebedi saadeti için peygamberler göndermiştir. Peygamberler, Allah’ın izni ile bir çok harikulade yani eşi görülmemiş ve olamaz diye bilinen şeyler, onların elinde kolayca olmuştur. İlk insan ve ilk peygamber Adem aleyhisselam’dır. İşte bunun içindir ki, yaratılışı itibariyle üstün bir varlık olan insanın, aslı, bazı yanlış düşüncelerin idda ettiği gibi maymun değil; yine insandır. Esasen “İnsanın aslı maymundur” diyenlerin bu batıl iddasını asrımızın inkişaf eden ilmi ve fenni de kökünden çürütmüştür. Hiç şüphesiz bilinmelidir ki, bizim asılımız maymun değil; Cennet’ten gelme, tertemiz, Hazret-i Adem ile Hazret-i Havva’dır.

Peygamberlerin Sıfatları

Peygamberler hakkında bilinmesi vacip ve zaruri olan sıfatlar beştir.

  1. Sıdk: Peygamberler doğrudurlar. Asla yalan söylemezler.
  2. Emanet: Emindirler. (Her husuta kendilerine inanılırlar.)
  3. Tebliğ: Hz. Allah’ın emir ve yasaklarını hiç noksansız ve çekinmeden tebliğ ederler.
  4. Fetanet: Son derece zekidirler.
  5. İsmet: Masumdurlar; günah işlemekten uzaktırlar.

Bizim peygamberimizin diğer peygamberlerden ayrı beş vasfı daha vardır:

  1. Bütün peygamberlerden  efdaldir. (Üstündür)
  2. Bütün insanlara ve cinlere gönderilmiştir.
  3. Peygamber silsilesinin son halkası (Hatemü’l Enbiya) yani son peygamberdir. Ondan sonra peygamber gelmiyecektir.
  4. Bütün alemlere rahmet olarak gönderilmiştir.
  5. Şeriatı, kıyamete kadar devam edecektir.

Kuran-ı Kerim’de İsmi Geçen Peygamberler:

Hz. Adem aleyhisselamdan peygamberimize kadar bir rivayete göre 124 bin, diğer bir rivayete göre ise 224 bin peygamber gelmiştir. Bunlardan ancak 28 tanesinin isimleri Kuran-ı Kerim’de zikredilmiştir. Kuran-ı Kerim’de adları geçen ve bilinmeleri vacip olan peygamberlerin mübarek isimleri şunlardır:

  1. Adem
  2. İdris
  3. Nuh
  4. Hud
  5. Salih
  6. İbrahim
  7. Lut
  8. İsmail
  9. İshak
  10. Yakub
  11. Yusuf
  12. Eyyub
  13. Şuayb
  14. Musa
  15. Harun
  16. Davud
  17. Süleyman
  18. Yunus
  19. İlyas
  20. Elyesa
  21. Zülkifl
  22. Zekeriyya
  23. Yahya
  24. İsa
  25. Üzeyr*
  26. Lokman*
  27. Zülkarneyn*
  28. Hazret-i Muhammen Mustafa S.a.v.

* Bu üç mübarek zata evliya diyenler de vardır.

Kitaplara İman

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

    İmanın üçüncü sartı kitaplara inanmaktır.
    Cenab-ı Hak, kendi iradelerini, emirlerini, nehiylerini, hikmetlerini, kullarına bildirmek için zaman zaman peygamberlerine kitaplar indirmiştir. Bu Kitapların tamamına ilahi kitaplar denir.
    Cebrail (a.s.) vasıtası ile peygamberlere vahiy olarak gönderilen kitap ve suhufun (Sayfaların) adedi 104′tür.

Suhuf
10 Suhuf,          Adem  aleyhisselam’a
50 Suhuf,          Şit  aleyhisselam’a
30 Suhuf,          İdris  aleyhisselam’a
10 Suhuf,          İbrahim aleyhisselam’a gönderilmiştir ki tamamı 100 suhufdur. (Sahifelerdir.)

Kitaplar
Tevrat, Musa  aleyhisselam’a,
Zebur, Davud  aleyhisselam’a,
İncil, İsa  aleyhisselam’a,
Kur’an, Peygamberimiz MUHAMMED  aleyhisselam’a, gelmiştir. Kur’anın gelmesiyle ilk üçünün hükmü kaldırılmıştır. Kur’an-ı Kerim 114 sure, 6666 ayettir. İki durak arasına bir ayet denir. Kur’an’ın bir harfi bile değişmemiştir. Dünyadaki bütün Kur’anlar aynıdır. Kur’an-ı Kerim kıyamete kadar Allah’ın himayesindedir.

Meleklere İman

Kategori: (İlmihal) Yazan: admin - 25-Ocak-2008

Etiketler :

    İmanın ikinci şartı meleklere inanmaktır.
    Melekler nurdan yaratılmış, istedikleri suret ve şekilllere girebilen ruhani ve latif varlıklardır.
    Meleklerde erkeklik ve dişilik yoktur. Onlar, emrolundukları şeylerde Allah’a isyan etmezler.  Yorulup usanmazlar. Yemek, içke gibi ihtiyaçları yoktur. Kimi gökte, kimi yerde, kimi de Arş’ta vazifelidirler. Sayılarını ancak Allahü Teala bilir. İçlerinden dört büyüğü meleklerin peygamberidir.

    Dört Büyük Melek

  1. Cebrail (a.s.): Cenab-ı Hakk’ın kitaplarını peygamberlere getirmeyei, yani vahye memu, Allah ile resülleri arasında bir vasıtadır.
  2. Mikail (a.s.): Bir kısım hadiselerin; Mesela rüzgarların, yağışların, hububatın ve bitkilerin meydana getirilmesine memurdur.
  3. İsrafil (a.s.): Surun üfürülmesi, kıyamet gününün meydana gelmesi ve insanların kıyamette tekrar dirilmeleri hususunda memurdur.
  4. Azrail (a.s.): Öleceklerin ruhlarını almaya memurdur.

    Ayrıca her insanda, vazifeli 384 (Üçyüzseksendört) melaike vardır. Bunlardan Kiramen Katibin ve Hafaza melekleri insan ne yaparsa onu yazmakla vazifelidirler.

Reklam



TopOfBlogs