Âlemi başıboş sanma ey ahmak
Bütün mahlûkatı yaratan vardır
Başını kaldır da yukarı bir bak
Göğü yıldızlarla donatan vardır
Tesadüf olur mu şu yüce nizam
Her şeyde görülür büyük intizam
Takvimli bir saat gibi muazzam
Ay ile güneşi yürüten vardır
Bize yağlı fındık veriyor çalı
Bir böcek ipekten dokuyor halı
Zehirli bir arı yapıyor balı
Bunların hepsini öğreten vardır
İnek su içiyor, saf süt oluyor
Ağaç ekşi tatlı meyve veriyor
Şimşekler çakıyor, rahmet yağıyor
Gökte yıldırımı gürleten vardır
Maksatsız göz görür, kulak duyar mı?
Aklı olan insan küfre kayar mı?
Cehennemde tatlı cana kıyar mı?
Dilimizi döndürüp söyleten vardır
Aşkın aldı benden beni
Seviyorum Rabbim seni
Senin sevgin, pek tatlıymış
Seviyorum Rabbim seni
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile zevklenirim
Seviyorum Rabbim seni
Emrettin ibadetleri
Övdün iyi hasletleri
Verdin sonsuz nimetleri
Seviyorum Rabbim seni
Ne nankörsün ahmak nefsim
Zevki için, bana kıydın
Ben hakiki zevki buldum
Seviyorum Rabbim seni
İbadetlere yapışmak
Dünya için de çalışmak,
Maksadım sana kavuşmak
Seviyorum Rabbim seni
Sevmek lâfla olmaz Hilmi
Rabbin, çalışınız dedi
Hâlinden de anlaşılsın;
Seviyorum Rabbim seni
İslam düşmanları nice
Çatıyor dine sinsice
Çalış sen de gündüz gece
Seviyorum Rabbim seni
Âşık tembel oturur mu?
Maşuka toz kondurur mu?
Düşmanı sustur da, söyle:
Seviyorum Rabbim seni
Seni seven âşıkların
Gözü, gayra bakmaz imiş
Seni maksut edinenler
Dünya ahret anmaz imiş
Sana gönül verenlerin
İlmi sana erenlerin
Gözü seni görenlerin
Talihleri sönmez imiş
Ölmez imiş âşık canı
Hiç çürümez imiş teni
Aşk her kimi kıldı fani
Ona zevâl ermez imiş
Emrine baş eğenlerin
Vuslatına erenlerin
Bülbül gibi ötenlerin
Kimse dilin bilmez imiş
Aşkın ile bilişenler
Senin için sevişenler
Halvetine erişenler
Ölümden hiç korkmaz imiş
Helal lokma yutmayanlar
Gönülden kibri atmayanlar
Aşk tadını tatmayanlar
Kalbi temiz olmaz imiş
Ağlamaktır benim işim
Ağla gözüm bundan sonra
Irmak ola kanlı yaşın
Çağla gözüm bundan sonra
Hudâ bize verdi sevda
Sevmek oldu, artık gıda
Ele geçmez bu dünyada
Gülme gözüm bundan sonra
Düşün hâlin n’olduğunu
Ömür gülü solduğunu
Gece gündüz olduğunu
Bilme gözüm bundan sonra
Aldanma nefsin tadına
Zehirdir sunma balına
Düşüp onun hayaline
Dalma gözüm bundan sonra
Sözün olsun, öze uygun
Her ne dersen, Ona malum
Bu meydana düştü yolun
Dönme gözüm bundan sonra
Âdemoğlu aç gözünü
Yeryüzüne kıl, bir nazar
Gör bu latif çiçekleri
Hangi kuvvet yapar, bozar
Her bir çiçek bir nâz ile
Över Hakkı, niyaz ile
Kurtlar, kuşlar, durmaz söyler
Ol Hâlıka âvâz ile