Kategori: (Diğer) Yazan: admin - 28-Ocak-2008
„Bir azîz, “Hayrı, sâlih kimseler de fâcir kimseler de işleyebilir. Lâkin, günahlardan çekinmek sıddîkların kârıdır” demiş.
Bu yolda da, kötülüklerden kaçınmak, emirleri edâ etmekten daha ziyade terakkîye sebeptir”
Bu Yazıyı Paylaşın
Kategori: (Diğer) Yazan: admin - 28-Ocak-2008
„Şöyle düşünmeli:
“Yâ Rabbî, âciz kulunu Ümmet-i Muhammed’e hizmet etmeye muktedir kıl.”
Eğer, “Yâ Rabbî, bana ilim ihsân et” derse, şahsî menfaate taalluk edeceğinden, rıza-i İlâhî’ye muvâfık olmaz. Zira her ilim sahibi bu ümmete hizmet etmiş değildir ve edemez. Bu itibarla da, rızâ-i Bârî’yi bulamaz. İlim ve cennet istemek, menfaat-i şahsiyedir. Gâye, rızâ-i Bârî olacak.”
Bu Yazıyı Paylaşın
Kategori: (Diğer) Yazan: admin - 28-Ocak-2008
„Halîfe Hârun Reşid’in kapıcısı, tefsir hazırlayıp halîfeden ihsan almak için gelen şahsa;
• Fâtiha-i Şerîf’e nasıl mânâ verdin? demiş.
Bu sual üzerine adam hemen uyanmış ve utanarak dönüp gitmiş.
Yani kapıcı, “Ara sıra halîfeden de yardım talep ederim, diye mi mânâ verdin?” demek istemiş. Halbuki Fâtiha-i Şerîfe’de, “Yalnız senden yardım talep ederim” deniliyor.”
Bu Yazıyı Paylaşın
Kategori: (Diğer) Yazan: admin - 28-Ocak-2008
„Âyet-i kerîmede, «Ondan (Allah’tan) mağfiret dile. Muhakkak ki o, tevvâbdır (tevbeleri çok kabul edendir)» (Sûre-i Nasr, 3) buyuruluyor.
“Tevvâb”, Hazret-i Mevlâ’nın sıfatıdır… Tâiblerin tevbelerini kabul buyurucu ve azâbından rahmetine dönücü mânâsınadır. “Tâib”, (tevbe eden) kulun sıfatıdır. Zâhiren ve bâtınen isyandan ibâdete rücu’ edici demektir. Bu itibarla mü’minler iki kısımdır.
Biri, tâiblerdir ki bunlar ehl-i cennettir. Diğeri, gayr-i tâiblerdir (tevbe etmeyenler) ki, onlar meşiyyet-i ilâhîdedirler. [Yani, Cenâb-ı Hakk dilerse azâb eder, dilerse cennetine koyar.]
Bu âyet-i celîlede Resûlullah Efendimiz’e «ve’s-tağfirhü» (buyurularak) istiğfarla emir, emr-i imtina’dır; çünkü, Fahr-i Kâinat Efendimiz’den günah sâdır olmamıştır ve olmaz. Öyleyse mağfiretten murâd, ümmetidir; «ümmetin için mağfiret talep et» demektir.”
Bu Yazıyı Paylaşın
Kategori: (Diğer) Yazan: admin - 28-Ocak-2008
“Hallâc- Mansur’un “Ene’l-Hak” demesi “Ben hakkım” demek değil, “Ene ale’l-Hak: Ben hak üzereyim” mânâsındadır. Kur’ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerifte te’vilât yapıyoruz da evliyaullahın sözünü neden hüsn-ü te’vil etmiyoruz?”
Bu Yazıyı Paylaşın